Antik Roma yolunun başlangıç noktasıdır,Gökbel Mahallesinde biter.
1. Dere Yatağı ve Kanyon İçi Yerleşim Mantığı
Eğim Optimizasyonu: Dağlık alanlarda dik yamaçları tırmanmak yerine dere yataklarını (vadi tabanlarını) takip etmek, yolun eğimini minimumda tutarak lejyonların ve ağır yük arabalarının geçişini kolaylaştırıyordu.
Doğal Geçitler: Kanyonlar, yüksek dağ sıralarını aşmak için doğanın sunduğu en kestirme koridorlardı. Romalılar dağları delmek yerine bu doğal hatları tahkim ederek yola dönüştürmüşlerdir.
2. Mühendislik ve Sel Koruması
Kuru Kalma ve Drenaj: Derelerin oluşturduğu vadilerde en büyük risk taşkınlardı. Romalılar bu yolları dere tabanından birkaç metre yüksekteki kayalık setlere inşa ederlerdi. Yolun yüzeyine bombeli bir eğim verilerek suyun yanlardaki drenaj kanallarına akması sağlanırdı.
Çok Katmanlı Taş Dolgu: Dere kenarlarındaki yumuşak ve çamurlu toprağın çökmesini önlemek için derine inen, harçlı ve büyük bloklardan oluşan çok katmanlı (Statumen ve Rudus) temel dolgular yapılırdı. Üst zemin ise aşınmayı önlemek için devasa çokgen taş levhalarla kaplanırdı.
Kaya Oyma Yollar: Vadinin daraldığı ve geçiş vermediği dik kanyon duvarlarında, Romalı askerler ve köleler murçlarla kayaları yatay olarak oyarak yapay teraslar ve patikalar oluştururlardı.
3. Türkiye'den ve Akdeniz'den Benzer Örnekler
Alanya - Bozkır Göç Yolu (Değirmendere): Toroslar'da tam da tarif ettiğiniz gibi, dere yatağının oluşturduğu vadiyi takip eden, zaman zaman 4-5 kilometresi tamamen sağlam kalmış taş döşeli antik Roma/kervan yolları bulunmaktadır.
Antalya - Adada (Aziz Paul Yolu): Sütçüler ve Köprülü Kanyon civarında, dağlık arazide orman ve dere içlerinden geçen derin Roma yolları ve patika ağları mevcuttur.
Gülek Boğazı (Mersin): Antik dönemde dağlık arazideki geçişi sağlamak için nehir yatağı boyunca kayaların oyulmasıyla yapılmış en ikonik askeri geçitlerden biridir.